Anormal nefes aldığınızı gösteren işaretler

Nefes almak hayatımızın en önemli parçalarından biri. Özellikle koronavirüsün başlangıcından bu yana, akciğer sağlığını iyileştirme ve akciğer kapasitesini artırma ihtiyacı son zamanlarda oldukça büyük bir önem kazandı. Nefes alma bizi hayatta tutan ve devam ettiren şey olsa da, aşırıya kaçmak fiziksel ve zihinsel sağlığımız için zararlı olabilir. Yemek yemek, egzersiz yapmak ve hatta uyumak olsun, her şeyin fazlası zararlı olabilir. Özellikle nefes almak söz konusu olduğunda, aşırı nefes alma olarak da bilinen hiperventilasyon sağlığımız üzerinde ciddi etkilere neden olabilir. En kötü yanı ise nefesiniz kesildiğinde bile bunun farkına varmamanız ve uzun bir süre ihmal etmenizdir. Anormal nefes aldığınızı gösteren işaretler #1 Nefes almak vücudumuzdaki en doğal süreçtir. Bunu hiç düşünmeden yapıyoruz ve otomatik olarak devreye giriyor. Peki, fazla nefes aldığınızda ne olur? Bunun anlamı ne? Aşırı nefes alma veya hiperventilasyon, normalden daha derin ve daha hızlı nefes alıp vermenizdir. Normalde, nefes alma hızınız dakikada 12 ila 16 nefes arasında değişir. Ancak nefes alma şekliniz değiştiğinde ve aşırı nefes almaya başladığınızda nefes darlığı, kalp çarpıntısı, anksiyete yaşayabilir ve bilincinizi kaybedebilirsiniz. Bunlar aşırı nefes almanın bazı çarpıcı işaretleri olsa da, bazen nefesinizin orantısız olduğunu fark etmezsiniz. Ağızdan nefes alma, horlama, esneme, ağız kuruluğu ile uyanma, bunların hepsi aşırı nefes aldığınızın işaretleridir. Bu işaretler neredeyse her zaman göz ardı edilir ve göz ardı edilirken, göründüğünden daha ciddi bir anlama gelebileceğini belirtmek önemlidir. Genellikle oksijen (O2) soluruz ve karbondioksit (CO2) veririz. Ancak anormal şekilde nefes aldığımızda, vücudumuzda CO2 seviyeleri birikerek kan pH seviyelerinde düşüşe neden olur. Neredeyse her zaman, solunumumuzu düzenlemek için oksijene güveniriz, ancak CO2’nin tüm bu süreçte oynayacağı hayati bir rol var. CO2 seviyeleri ana etkidir. Vücuttaki CO2 seviyelerindeki artış, oksijen eksikliğinden ziyade bizi nefes almaya teşvik eder. Ancak, vücudunuzdaki CO2 seviyelerine ne kadar tahammülsüz olursanız, o kadar çabuk nefes alma ihtiyacı hissedersiniz. Ağızdan nefes almak CO2’ye karşı duyarlılığınızı artırarak daha hızlı nefes almanıza neden olur, bu nedenle uzmanlar her zaman burundan nefes almayı önerir. Anormal nefes aldığınızı gösteren işaretler #2 Burundan nefes almak sadece akciğer kapasitenizi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda vücudunuzdaki CO2 seviyelerine karşı daha toleranslı ve daha az duyarlı olmanızı sağlar. Bu da nefesinizi verimli bir şekilde düzenlemenize yardımcı olur. Dinlenirken, uykuda veya egzersiz sırasında burnunuzdan nefes almak çok faydalıdır. Sadece daha derin nefesler almanızı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda vücudunuzun daha fazla oksijeni karbondioksit atıklarına dönüştürmesine de yardımcı olur. Solunum hızımız doğal olarak burundan solunum yoluyla düşürülür ve bu da sakinleştirici bir etki sağlar. Bunun dışında uyurken burnunuzdan nefes almak uykunuzu iyileştirir ve vücudunuzun daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Bu, sinirlerinizi daha da yatıştırır ve nefesinizi düzenler. Normal solunum hızı dakikada 12 ila 16 nefes arasındadır. Ancak ağızdan nefes alanlar çok daha yüksek bir solunum hızına sahiptir. Astımlı ve nefesle ilgili problemi olan kişilerde solunum hızı 20’nin üzerindedir. Vücuttaki düşük CO2 seviyeleri genellikle daha hızlı nefes alma ile ilişkili olan ağızdan nefes alma ile bağlantılıdır. Bu da aşırı soluma veya hiperventilasyona neden olur. Ağızdan nefes almak uyku bozukluklarına, uyku apnesine, horlamaya, ağız kuruluğuna ve benzeri sorunlara neden olabilir. Anormal nefes aldığınızı gösteren işaretler #3 Burun solunumu derindir (diyafragmatik), etkili gaz değişimi için gerekli basıncı yaratırken, ağız solunumu sığ (torasik) olup, düşük CO2 içeriğine neden olan hiperventilasyona neden olur. Bu hiperventilasyon, kalp hastalığı, diyabet, kanser, artrit, kronik ağrı veya yorgunluk, dolaşım sorunları (eller ve ayaklarda üşüme) gibi kronik süreçleri kötüleştirecek ve egzersiz performansının düşmesine ve krampların oluşmasına neden olacaktır. Beyindeki O2-CO2 içeriğini azaltarak özellikle çocuklarda sinirlilik ve hiperaktiviteye neden olan anksiyete, stres, panik atak ve uyku sorunları gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden olur. Tükürük azalır, dudaklar ve ağız kurur, diş eti sorunlarına, çürüklere, ses tellerine veya ağız kokusuna neden olur. Günde bir buçuk litre tükürük olan mide koruyucu ve doğal antasit dozunun alınmaması durumunda sindirim sorunları (örn. reflü) ortaya çıkar. Duruş değişir, bu da kas gerginliği ve ağrı üretir, kaslar etkilendiğinden, kişi düz gidemez, başın konumu öne doğru hareket eder, omurga etkilenir. Ağız solunumu yapan çocuklar (bebekler dahil) yetişkinlerle aynı zararlı etkileri yaşarlar ve aynı zamanda kemik tabanları çok yumuşak olduğundan maloklüzyon (çene ve diş sorunları), geniz eti sorunları ve bademcik şişmesi sorunları ortaya çıkar. Bebeklerden yetişkinlere kadar solunumun erken tedavisi, bu çok sayıda ilişkili bozukluğu önleyebilir ve iyileştirebilir. Özellikle solunum rehabilitasyonlarıyla bu sorunların önüne geçmek mümkündür. Rehabilitasyonun amacı çiğneme-solunum mekaniğinin normalleştirilmesidir, çünkü her iki işlev de sinerjik olarak çalışır, biri değişirse diğeri etkilenir. Zorluk, bu işlevlerin otonom sinir sisteminin etki alanı altında olmasıdır (kalp hızı gibi hayati işlevleri düzenler), bu nedenle çoğu zaman bunları otomatik-bilinçsiz modda yaparız. Çoğu vakada cerrahi müdahale veya ilaç gerekmez, sadece basit egzersizler veya küçük cihazlarla solunumun yeniden eğitimi yapılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir