Vakanüvis yazdı: Bayar’ın 41 gün süren ABD ziyareti

İlk resmi ziyarette biraz abartmışız galiba Bayar’ın 41 gün süren ABD seyahati Vakanüvis Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dört gün sürecek ABD ziyareti başladı. Günümüz diplomatik temaslar pratiğinde bu tür ziyaretler genellikle bir haftayı pek aşmazken, Türkiye – ABD resmi ziyaret geçmişinde – yollarda geçen süreler de dahil – 41 gün süren ziyareti ise müstesnalığını koruyor. Nevşehir Hacıbektaş Üniversitesi dergisi “Cappadocia: Journal of History and Social Sciences”de Emin Özdemir ve Hasan Karakuzu’nun 2015’te kaleme aldığı “Türkiye Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın 1954 Yılı ABD Ziyaretindeki Konuşmaları ve Kamuoyundaki Yansımaları” başlıklı makalede, bu fevakalde uzun süren seyahate dair ilginç detaylar yer alıyor. Öncelikle Cumhuriyet döneminin, o tarihe kadar olan Türkiye – ABD ilişkilerinin kronolojik değerlendirmesine yer verilen makalede, şu bilgiler yer alıyor: “I.Dünya Savaşı sürecinde ABD ile Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler kesilmesine rağmen iki devlet birbirlerine karşı savaş ilan etmezler. Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasından sonra toplanan Lozan Konferansı’na ABD de gözlemci statüde katılır. Lozan Antlaşması’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti ile ABD arasında umumi muahede imzalanır. ABD senatosunda 1927 yapılan oylama sonucunda bu antlaşmanın onaylanmamasına rağmen iki devlet arasındaki ilişkiler kesintiye uğramadan devam eder. Bu doğrultuda iki devlet arasında 1929 yılında Ticaret ve Seyri Sefain ve 1 Nisan 1939 yılında Ticaret ve Vatandaşlık Sorunu Antlaşmaları imzalanır. II. Dünya Savaşı esnasında Türkiye tarafsızlık politikası takip ettiği için ABD, Türkiye’yi kendi saflarında savaşasokmak için çaba sarf etmiş ise de başarılı olamaz. Ancak Türkiye, II.Dünya Savaşı’nın bitimine yakın sembolik olarak savaşa katıldığını açıklar. II. Dünya Savaşından sonra dengelerin değişmesi ile Sovyetlerin büyük bir tehdit olarak ortaya çıkması sonucu dünyada Amerika’nın başını çektiği Batı bloğu ile Sovyetler arasında her alanda mücadele yaşanmaya başlar.” Vakanüvis yazdı: Bayar ın 41 gün süren ABD ziyareti #1
Soğuk savaş dönemi olarak adlandırılan bu periyotta Sovyet tehdidini yakından hisseden Türkiye de, Batı bloğunun yanında yer alır. Sovyet tehdidini çok yakınında hisseden Türkiye ile Sovyet yayılmacılığına karşı mücadeleyi misyon edinen Amerika arasında hızla gelişen ilişkiler, bu dönemde stratejik ortaklığa dönüşecektir. Ağustos 1946 yılında ‘Amerikan Havacılığı’nın kuruluşunun 39. yıl dönümünde coşkulu bir tören yapılır ve bu olay dostluğun gelişmesinde önemli bir adım olur. Rusya’nın Boğazlar üzerindeki taleplerini açıktan açığa dillendirmeye başlaması üzerine Amerika’nın ‘Franklin D.Roosevelt’ uçak gemisini Akdeniz’e göndermesi, iki devlet arasındaki ilişkileri güçlendirir. Türkiye ile ABD, Sovyet tehdidi karşısında birbirlerine daha çok yaklaşır ve bu durum aradaki dostluk ilişkilerini iyice geliştirir. Bu süreçte ABD, Truman Doktrini’ni ilan ederek Sovyetler Birliğini ‘Çevreleme Politikası’ izlemeye başlar. Bu politika uyarınca Sovyet tehdidini hisseden, içinde Türkiye’nin de olduğu bütün devletlere yardımlar yapar. Bu yardımın ekonomik ayağını oluşturmak için Marshall Planı adı verilen ‘Avrupa Kalkınma Projesi’ başlatılır. Projeye Avrupa ülkelerinin yanı sıra 16 Doğu Avrupa ülkesi ile Rusya davet edilir. Ancak Rusya ile birlikte hareket eden 16 Doğu Avrupa ülkesi bu davete katılmayı reddederek ABD’ye karşı açıkça tepkilerini ortaya koyarlar. Vakanüvis yazdı: Bayar ın 41 gün süren ABD ziyareti #2 ABD ile Rusya arasında bu gelişmeler olurken Marshall yardımları (1947-1951) ile Türkiye, bir yandan ordusunun modernizasyonunu sağlarken, diğer yandan da ekonomik kalkınmasını gerçekleştirmeye çalışır. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin artmasında Türkiye’nin Birleşmiş Milletler  sözleşmesi gereğince Kuzey Kore-Güney Kore Savaşı’nda, Güney Kore’ye askeri yardım göndermesi oldukça önemlidir. Türkiye, Kore’ye asker göndermekle özgür ve bağımsız dünyaya, barışın, dostluğun ve demokrasinin yanında olduğunun mesajını verir. Kore’ye giden Türk tugayının özellikle Kunuri muharebelerinde göstermiş olduğu kahramanca çarpışmalar başta ABD’de de olmak üzere tüm dünyada Türk askerinin ününe ün katmasını sağlar. Türkiye, ABD’nin desteği ve Kore Savaşı’ndaki gayretiyle Kuzey Atlantik Paktı(NATO)na üye olarak kabul edilerekbu teşkilattaki yerini alır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ABD ile gelişen ilişkiler, Demokrat Parti döneminde Türkiye’nin NATO’ya üyeliğiyle daha da gelişir. 1952 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Eisenhower, 1953’de Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ı ABD’ye davet eder. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın daveti kabul etmesinin ardından gezinin hazırlıkları başlamıştı. Hazırlıkların ABD ayağını yürüten diplomat John Foster Dulles – daha sonra Dışişleri Bakanı olacaktı – Eylül 1953’te Ankara’ya gönderdiği telgrafta, Cumhurbaşkanı Bayar ve kafilesinin 10 kişi ile sınırlandırılması gerektiğini ve kafilenin New-York’a geliş gidiş masraflarının Türkiye tarafından karşılanacağını dile getirmişti. Türk tarafının telgraf sonrası belirlediği heyet şu isimlerden oluşmuştu: “Cumhurbaşkanı Bayar ve eşi Reşide Bayar, Hariciye Vekâleti Kâtibi Umumi Reisi Büyükelçi Cevat Açıkalın, Washington Büyükelçisi Feridun Cemal Erkin, NATO Konseyi Türkiye Daimi Delegesi Büyükelçi Fatin Rüştü Zorlu, Korgeneral Rüştü Erdelhun, Cumhurbaşkanı Hususi Kalem Müdürü Fikret Belbez, Cumhurbaşkanı Başyaveri Kurmay Yarbay Nureddin Alpkartal, Dışişleri Vekâleti İkinci Daire Umum Müdürü Orhan Eralp, Emniyet memurları Nevzat Eralp, Reşat Hallı, Cumhurbaşkanlığı hizmetlilerinden Emin Sönmez, Hususi Katibe Armağan Otman ve Tercüman Vadide Pars.” Cumhurbaşkanı Bayar ve beraberindeki heyet, 18 Ocak 1954 yılında İstanbul’dan uçakla yol çıkmışlardı. İngiltere’de üç gün kalan Türk heyeti, daha sonra SouthamptonLimanından “Mauretina” isimli gemiyle ABD’ye hareket etmişti. Bayar ve beraberindekiler, beş günlük bir yolculuğun ardından 26 Ocak 1954 tarihinde NewyorkLimanına ulaşmışlardı. Yeni müttefikini etkilemek isteyen ABD, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın ziyaretine büyük önem verdiğini göstermeyi amaçlayan jestlerde bulunmuştu. Bu çerçevede Bayar’a  birçok ödül ve hediye verilmişti. Bu ödül ve hediyelerden en önemlileri; 28 Ocak 1954 yılında Washington’da Başkan Eisenhower tarafından Liyakat Nişanı Komondor Rütbesi, 1 Şubat 1954 yılında Newyork Belediyesi ziyaretinde özel bir takdirname ve Newyork şeref madalyası, Columbia Üniversitesi Rektörü Graysa Kirk tarafından Hukuk Doktorluğu unvanı, 3 Şubat 1954 yılında Toledo’nun anahtarı, 17 Şubat 1954 yılında Birmingham Belediye Başkanı tarafından “her kilidi açabilir” altın bir anahtar, 19 Şubat 1954 yılında Kuzey Carolina eyaletinin armasına sahip bir levhaydı. Ayrıca “Military Order of Purple Heart Cemiyeti” tarafından Cumhurbaşkanı Bayar’a iletilmek üzere Washington’ın Türkiye Büyükelçiliğine “Teşekkür Mektubu” ile “Milli Berat” da gönderilmişti. Konuğunu etkilemek isteyen ABD yönetiminin organizasyonlarıyla Bayar’ın her gittiği şehirde o gün “Türk Günü” ilan edilmişti. ABD’li vatandaşlarla da sık sık bir araya gelen Bayar, çok sayıda yayın kuruluşuna da mülakat vermişti. Cumhurbaşkanı Bayar, ziyaret kapsamında ABD’nin çeşitli eyaletlerindeki üniversiteleri, fabrikaları, sanayi tesisleri, barajları, gölleri, sinema tesisleri ve film stüdyolarını v.b. yerleri gezerek incelemelerde bulumuştu. Bayar ayrıca, Amrikan Kongresi’ne hitap eden ilk Türkiye Cumhurbaşkanı da olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti’nin, Cumhurbaşkanı seviyesindeki bu nevi şahsına münhasır ADB seyahati, İstanbul’da başlamış ve tam 41 gün sonra yine İstanbul’da sona ermişti. Celal Bayar’ın ABD ziyaretinin ardından iki ülkenin heyetleri Adana İncirlik Üssü’nün geliştirilmesi üzerinde çalışmış ve 1954 yılı Aralık ayında Türk Genelkurmayı ve ABD Hava Kuvvetleri, yenilenmiş İncirlik Üssü için daha kapsamlı bir anlaşma imzalamışlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir